merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Şubat 2010 Pazartesi

bir kış gecesi eğer bi ergen...




kulağa küpe,
bileğe halhal, acil durumlara asprin,
zahmete dinginlik, ergenliğe el-aman durumları için denemeden geçmeyin;

--şaka olsun diye orta yaşlıların altından, hele de erişkin olmadan sandalye vb. her hangi bir oturak çekme, çekene mani ol, senin kontrolün dışında bi akranınca çekilirse mutfağa koş su iç,

--gece macera yaşamak için evden sahile kaçıp, evinden anasının babasının rızasıyla gelebilen, süper-modern arkadaşlarına ayak uydurmak için -bu cocuklar üşüdükçe eve gidip üstlerine başlarına yeni kıyafetler alırlar, sen eve geri giremezsin, cünkü şaibelerin şaibesidir zaten çıkışın- evinden eşşek kadar battaniye ile çıkıp, üzerindeki kestanecikleri temizlemeden eve geri getirme, yazını bitirir. (bitmiştir de valla.)

--babanı korkutmak yahut cezalandırmak için evin sağına soluna jeyms bond 007 kafalarıyla bıraktığın notlarda; kelime olarak "baba"yı değil, malum şahsın adını kullan, şüphelileri çoğalt, merakı katla, olayı esrarlı bir kıvama getir,
keza pamuk prenses ablacın "ı-ıh bilmiyorum" diyince, tek şüpheli sen, bundan kat'i suretle yırtamıyosun ya..

--yaşları sana yakın olan bir uzak akrabanın çocuğu bir oyuncağın ya da zerzevatınla aşırı ilgilenirse, sen daha da ilgilen, bırakma öyle oynamasın! sonunda bir erişkin ebeveyn gelip suratına "ayyyğğ emraaağh bunu çşook sevdiiğ, biz bengü ye yenisini alırız, bu O nun olsuuuğğn" diyebilir..
yenisini gidin emrah a alın ulan bana ne, ben daha da çok seviyorum imajını metayı her dakika bir kez keserek, severek, histerikçe bağlı ve oynamak için sırada bekliyormuş edasıyla durmadan atak yaparak belli edin. kaç tane gitti öyle yaa, yeter dursun bu hayasızca akın!

--yemek yapmayan anneniz, sipariş verdiğiniz yemek teslim edilirken kapı arkasına saklanıp "annem evde yok de hee" diye tembihlerse, bu masumane ve kendini savunan dünya tatlısı kadının tembihini dinlemeyin! henüz 14 yaşında olmanız ve kapıdaki adama, coğunlukla sizinle yaşıt cocuga bunu siz "annem olsa evde var yaa üüüf karnıyarıklar ve de böörülceler ve de su börekleri olurdu bi bilsen" manasında söyleseniz de O nun için bu "gıza bak, .rspu mu ne ustama diycem yaa" tadında bir seksüel tacizdir.


devamı gelecek....

büyürtürken düşündüren hissiyatlar vol.1



az önce dönüp dolaşıp fabrika ayarlarıma döndüm. iki nokta arasında da bariz gidip geldim
"ailelerimiz büyüdüğümüzü kabullenmez" ve
"ailelerimiz büyümemizi haz etmez"

sanki fikri ve zikri olan herkes düşman olmak zorundaymış birbirine gibi, bu fikir alış verişleri hep karşılıklı yetersiz bilgiden sınıfta kalma ile sonuçlanıyor.

ben bu konularda kendimi suçlamaya çok elverişli oldugumdan, hemencek "nassı bi insanım beeen" diye dünyamı yıkıyorum, hakkaten ne arabeskse ruhum, tamir etmiyor edemiyor kendini. vıy da vıy... tamamen budalalık...

sonra aklıma acayip acayip başka ayrıntılar geldi, mesela yolda küçükken yerde buldugumuz beşyüzbinliraaa yı ;"verin le bunu, camiiye goturucez" diye elimizden alıp giden ortaokullu dümbeleklere hiç bi'şey demeyişim,

ya da okul koridorunda kepçe kulaklı bi velettin beni çarpıp düşürdüğü halde,
"kendim düştüm ben heralde" diye salakça bi tırsıklığa kapılıp bunu erdemden saymam -ya da noluyomuşsa artık müstesna beynimde-, ve ve ve asıl allaahım...

lisede kitapları defterleri dağıtan arka gruptaki arkadaslarım sınftan kovulunca, ben de mi yaaa? demeden, peşlerine takılıp sınıftan cıkmam..

yani tuhaf, ya hakiki kalite kontrolu edilmis bi eblehlik vuku bulmaktaymış bedende, ya da harbiden devrimci lideri olacak kadar ehemmi derecede fedakar bi karakterim varmış o zaman, kıymetim ters tepilmiş..

önemi yok. cidden yok.

sessiz kaldığım şeyler yüzünden başıma gelenler sadece bunlar değil inanın, bunlar hatta sayılmaz bile muhtemelen. sadece kendimi defans etmekteki bu sakinliğim ve bu razı oluşumu hiç anlamamaktayım. bu aralar çok çok..

ekşisözlük yazarları oysa ne acayip pantere bürümüşler astrolojik imarem "koç"u, koparır atar, yuvarlar bir de vole çakar. heeeeyt!

kim lan onlar? nerdeler?? gelsinler bana da anlatsınlar, vallahi de billahi de dinliycem.

yok, beyhude... bugun kendime başıma gelen herseye, "bu da g.tüme gireydi de son bulaydım" şeklinde sitem ediyorum, haketmişim ben, hem annemin dediği kadar varım, hem de bu enteresan ölçüsüz halimle gerçekten kafama vurup bırakın lokmamı, kabı kacağı tencereyi yidirip yutturmuşum, tutup elimdekini(!) durmuşum...

ama ama ama...

büyüdüm lan ben, hala düşmekteysem, yukarlara hevesimdendir
ders istemem.., fella gizlenen bilgi..., bilinmeyen numara.., "yapamazsın ve eve dön", "nasıl maaş almak bu anlamadım?" filan gibi beyanatlar hiiiiç istemem.
kapesese kadar da taş düşecek olabilir 50 yaşımda kafama, razısıyım.

zaten de mars geri gittigi(!)* icinmiş bu durmalar, susmalar, kalmalar bende, bi gecsin, yakıcam buraları yakıcam .!


soru* ulan dünya nın da geri gitme ihtimali nedir acaba? geri gitse basimiza ne gelir? uzunlar kısalır, kısalar uzar mı, zenginler fakir olur mu, fakirler toplaşıp eski zenginleri bi temiz dover mi.. icim soru isaretleriyle dolup taşmakta..